DOLAR 18,8402 0.08%
EURO 20,3153 -0.01%
ALTIN 1.128,750,05
BITCOIN 434159-1,11%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Haber Editörü

Haber Editörü

05 Şubat 2023 Pazar

Almanya’da ülkemizi temsil eden bir Türk: Serkan Oral

Almanya’da ülkemizi temsil eden bir Türk: Serkan Oral
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Serkan Oral, tüm dünyada yaptığı işlerle ve başarısıyla ismini her geçen gün daha fazla duyuran ve merak konusu olan bir iş insanımız. 1985 yılında Almanya, Hechingen’de dünyaya gözlerini açan başarılı iş insanı Serkan Oral’ın hayatını sizler için araştırdık.

Hayatı boyunca birden çok yer gezmiş olan Oral ülkesini de hiçbir zaman unutmamış. En bilindik telekomünikasyon şirketlerinde yöneticilik yapmakla kalmayıp, ünlü isimlerin menajerliğine kadar birçok iş alanında olan başarısıyla adından söz ettiriyor. Ünlü pop sanatçısı Giovanni Zarella’yla olan dostluğu herkes tarafından bilinirken bunun yanı sıra başka dünya starlarıyla arkadaşlık yapmakta. Oral, bu ünlü kişilerle arkadaşlıklarının yanı sıra ticari anlamda ilişkilerini oldukça geliştirmiş. Kariyerindeki başarıların sırları, verdiği tavsiyeler ve daha birçok detay yazımızın devamında.

Kariyerine Almanya‘da başlayan Oral birden fazla sektörde başarısını duyurmuştur. 12 yıl boyunca bilinen komünikasyon şirketi olan Vodafone’da bayi yöneticiliği konumunda toplam dört farklı şubede çalışmış. Bu süreçten, “Halkla ilişkiler ve ticarette yıllar geçtikçe daha tecrübeli hale geldim.” şeklinde konuştu. Yaptığı bu iş sayesinde pazarlama yeteneğinin de geliştiğini öne sürmektedir. Bu zaman zarfı içerisinde dünyaca bilinen sanatçıların menajerliğini yapmıştır. Bu sanatçılar arasında Chris Brown, Whiz Khalifa, Rihanna bulunuyor. Bu ünlü isimlerin yanında Alman rapçi Bushido ve Ronaldinho’nun da menajerliğini üslenip eğlenceler organize etmiş.

Birçok branşta olan başarısına gastronomi ve iç dizayn alanındaki başarıları da eşlik ediyor. Çok yönlülüğünü iş hayatına aktaran ünlü iş insanı Oral, iç dizaynını kendisinin tasarladığı bir cafe/bar açmış ve son dört yıldır işletmesini yapmakta. Şu anda da aynı zamanda Türkiye’den Almanya‘ya mobilya ve iç dış dekorasyon, dizayn ürünlerinin ticaretini yapıyor. Yaptığı bu iş ile ilgili kendisine planlarını sorduğumuzda verdiği yanıt ile ülkesini unutmadığı belli oluyor. “Bugünlerde ülkemizin de ekonomisine katkı sağlamak için Türkiye ile daha fazla ticaret yapıp Almanya arasında bir köprü oluşturmak istiyorum.” cümlelerini kurarak hedefini belirtti. Aynı zamanda Türkiye ile hayalleri bununla sınırlı kalmadığını da şu sözlerle açıkladı:

  • “İlk başta Almanya olmak üzere, dünyaya Türkiye’nin de kaliteli bir imalat ülkesi olduğunu göstermekistiyorum. Kalite denince sadece Avrupa ya da Almanya değil de Türkiye’nin de isminin ön planda olmasını hedefliyorum.”

Başarılı iş insanı Serkan Oral’ın bu başarısının arkasında yatan sırları da sizler için sorduk. Bu konuyla ilgili yaptığı açıklamalar ise birçok insana ilham verir nitelikte. “Hedeflerime %100’ümü de verdim ve her daim tüm benliğimle odaklanıp yolumdan hiçbir zaman şaşmadım.” şeklinde tüyolar verdi. Aynı zamanda Avrupa’daki Türk gençlerine de böyle hitap etti:

  • “Avrupa’daki gençlerimizin de ülkemize daha çok faydalı olması için örnek teşkil etmek en büyük arzularımdan birisidir. Yatırımlarınızı kendi ülkenize yapın ve Türkiye’yi dünyada her iş sahasında en üstlere çıkartalım.”

Dünya’nın her yerinde adını duyuran Serkan Oral, başarısıyla göz dolduruyor. Biz de kariyer basamaklarını tırmanırken örnek aldığı bir isim olup olmadığını sorduk. Oral’ın verdiği isim ise herkes tarafından bilinen bir başka başarılı isim. Bu başarılı isim de tıpkı Serkan Oral gibi başarılı bir Türk iş insanı olan Nusret. Kendisinin mütevazı şartlardan gelip ismini duyurması Oral’ı etkileyen etkenlerden biri. Bunun yanı sıra tek bir el hareketi ile başarılar elde etmiş olmasından yola çıkarak “Demek ki bazen ufak bir hareket ufak bir dokunuş dünyanızı değiştirebilir.” cümlesini kurdu.

Devamını Oku

Berkay Anıl Demir : Hedefim A Milli Takım Formasını Giymek

Berkay Anıl Demir : Hedefim A Milli Takım Formasını Giymek
0

BEĞENDİM

ABONE OL

3. Lig, 3. Grupta mücadele eden Çankaya FK’nın başarılı genç oyuncusu açıklamalarda bulundu.

Sezona iyi başladıklarını ve hedeflerinin şampiyonluk olduğunu ifade eden Demir, “Sezona şampiyonluk parolası ile giriş yaptık. Hedefimiz tamamen şampiyon olarak bir üst lige çıkmak. Bu anlamda da sezon başında ve Dünya Kupası arasında yoğun antrenman süreçleri geçirdik. Her maça tek tek final olarak bakıyoruz. Her geçen gün hedefimize biraz daha yaklaştığımıza inanıyorum. Bizi hedefimize yaklaştıran en önemli etken ise birlik ve beraberliğimiz. Takım içerisinde tam bir aile ortamı var.” dedi.

Çankaya FK ailesinin bir parçası olmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Demir, “Kulübümde çok mutluyum. Kulüp başkanımız, değerli yöneticilerimiz, değerli hocalarımız, takım arkadaşlarımız, personelimiz ve çok değerli taraftarlarımızla iç içeyiz. Bu da her futbolcunun yaşamak istediği bir ortamdır. Bu anlamda kendimi çok şanslı hissediyorum.” dedi.

Kariyerine yönelik açıklamalarda da bulunan Demir, “ Şuan da önceliğim tamamen kulübümle şampiyonluk yaşamak ve bir üst lige çıkmak. Bunun için uzun zamandır sıkı bir şekilde çalışıyoruz. İleriye dönük ise elbette hayallerim ve planlarım var. Başarı merdivenlerinin bir bir çıktıktan sonra hedefim A Milli Takım formasını giymek.” diye konuştu.

Devamını Oku

Togg Yeniden ‘Great Place to Work’ Sertifikası Kazandı

Togg Yeniden ‘Great Place to Work’ Sertifikası Kazandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Togg, grup şirketleri Siro ve Trugo birlikte, kurum kültürü konusunda küresel ve bağımsız bir otorite olan Great Place to Work Enstitüsü’nün düzenlediği çalışan deneyimi araştırmasında, kendi çalışanlarının yaptığı değerlendirmeler sonucunda ‘Great Place to Work’ sertifikasını üst üste ikinci kez almaya hak kazandı.

İnsan ve güven odağında inşa ettiği başarılı kurum kültürünü, 2021 yılında aldığı Great Place to Work sertifikası ile ispatlayan Togg, GPTW Enstitüsü tarafından Togg, Trugo ve Siro çalışanları arasında yapılan değerlendirme ile aynı sertifikayı üst üste ikinci kez almaya hak kazandı. Enstitü tarafından yapılan ‘Çalışan Deneyimi Araştırması’nda Togg, Trugo ve Siro ekiplerinin kurum kültürü açısından ortak noktaları ise ekiplerin şirketlerine duyduğu gurur ve takım ruhu öne çıktı.

Uluslararası alanda kurum kültürü konusunda otorite olan, 5 kıtada ve 60’tan fazla ülkede araştırmalar yapan Great Place to Work Enstitüsü, gerçekleştirdiği çalışan deneyimi araştırmasında güvenilirlik, saygı, hakkaniyet, takım ruhu ve gurur konularını temel kriter olarak alıyor. Bu konular etrafında ortak sonucu ise çalışanların şirkete duyduğu güveni ve memnuniyeti ölçen ‘güven endeksi’ sonuçları belirliyor. Dünya çapında 100 milyonu aşkın çalışan bağlılığı anketinden derlenen verilerle desteklenen çalışma, Togg’un yüksek güven kültürüne sahip bir iş yeri olduğunu gösteriyor.

Devamını Oku

Çocuk okula gitmeyi neden reddeder?

Çocuk okula gitmeyi neden reddeder?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İki haftalık sömestr tatilinin bitmesine birkaç gün kala uzmanlar, bazı çocuklarda ortaya çıkabilecek okul reddine ilişkin uyarılarda bulunuyor. Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, okula gitmek istememe ya da okula gitmemek için karşı koyma davranışı olarak ortaya çıkan okul reddinde altta yatan nedenlerin belirlenmesinin önemine işaret ediyor. Ergür’e göre, okul ya da sınıf değişikliği, arkadaşlar ile yaşanan bir sorun ya da öğretmenin yaklaşımı gibi okulda yaşanan durumların yanı sıra aile içindeki tutumlar ve sorunlar da okul reddine yol açabilir.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, iki haftalık tatilin sona ermesine günler kala bazı çocuklarda ortaya çıkan okul reddine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Okul reddi çeşitli şekillerde ifade edilir

Okul çağına gelmiş çocuklarda görülen okul reddinin, okula gitmek istememe ve gitmemek için karşı koyma davranışı olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Çocuk bunu fiziksel, duygusal ve davranışsal bir şekilde ifade eder. Çocuk evden ayrılmak istemez sabah uyandığı andan itibaren okula gitmek istemediği anlaşılır. Yataktan kalkmakta ve uyanmakta güçlük yaşar, bu zorluklar okul hayatının başında olabileceği gibi eğitim hayatının herhangi bir döneminde de görülebilir.” diye konuştu.

Okul reddinin pek çok nedeni olabilir 

Okula gitmekte zorluk yaşayan ve gitmeyi reddeden çocuğa yardımcı olabilmek için öncelikle altta yatan nedeni tespit etmenin önemli olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür,

“Çocuğun okula gitmek istememesinin nedeni, okul ya da sınıf değişikliği, arkadaşlar ile yaşanan bir sorun ya da öğretmenin yaklaşımı gibi okulda yaşanan bir durum olabilir. Ayrıca aile içinde yaşanan tutumlar ve sorunlar okul reddine sebep olabilir.” uyarısında bulundu.

Çocuk okula hazır olmayabilir

Çocuğun okula hazır olmaması ve kendi yeterliliklerinin akademik yaşantısına uygun olmamasının da okul reddine yol açabileceğini kaydeden Eda Ergür, “Çocuğun zihinsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişiminin okula hazır olmaması, altta yatan sebeplerden biri olabilir.” dedi.

Çocukla konuşmak, çözüm için yol gösterebilir

Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, okula gitmek istemeyen çocuk ile konuşmanın ve kendi duygularını anlatmasını sağlamanın önemine işaret ederek “Böylece çocuk hem anlaşıldığını hisseder hem de sorunun çözümü için ona yol göstermemize yardımcı olur. Küçük çocuklar anlatmakta zorlanabilir. Bu gibi durumlarda oyuncaklar ile oynayarak ya da resim çizmesini sağlayarak iç dünyasına ulaşabilmek mümkündür. Sorunun kaynağını tespit ettikten sonra sorun eğer aile içinden kaynaklanıyorsa aile içi iletişimin güçlenmesi, okuldan kaynaklanıyor ise okul ile iş birliği sağlanarak okuldaki sorunların çözümüne ilişkin düzenlemeler yapılması uygun olacaktır.” diye konuştu.

Devamını Oku

Bulaşık makinası deterjanları bağışıklık sistemimizi nasıl etkiliyor?

Bulaşık makinası deterjanları  bağışıklık sistemimizi nasıl etkiliyor?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Birçok hastalığın nedeninin, besinlerdeki zararlı kimyasal maddelerin bağırsaklardaki küçük çatlakların arasından içeri girmesi ile ilişkili olması, gözleri bulaşık makinası deterjanlarına çevirdi. Peki bulaşık makinesi deterjanları bağışıklık sistemini nasıl etkiliyor? Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Dr. Özge Atay, “İsviçre’de yapılan bir araştırmada bulaşık makinası deterjanlarında bulunan kimyasal maddelerin bağışıklık sistemimize olan etkileri incelendi ve parlatıcılardaki alkol etoksilatlar, eğer yeteri kadar durulanmadan bağırsaklara ulaşırsa, bağışıklık sisteminde önemli sorunlara yol açacağını gösterdi. Bu hastalıklar arasında inflamatuvar bağırsak hastalıkları, sindirim sorunları, metabolik sendrom, obezite, alerjik hastalıklar ve hatta kanser bile yer alıyor” dedi.

Bulaşıkları temizlemek için kullandığımız bulaşık makineleri uzun yıllardan beri evlerde, yemekhanelerde, kafe ve restoranlarda sanayi ve ev tipi olmak üzere sıkça kullanılıyor ve kuşkusuz ki hayatımızı oldukça kolaylaştırıyor. Ancak bulaşık makinasında kullanılan deterjan ve parlatıcıların sağlığımıza zararlarının son dönemde sıkça gündeme gelmesi nedeniyle akıllarda oluşan soru işaretleri uzmanları da harekete geçirdi. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Dr. Özge Atay, bağırsakların bağışıklık sistemimizdeki öneminin açıklanmasıyla birlikte birçok müzmin hastalığın bağırsaklardaki küçük çatlakların arasından giren zararlı kimyasal maddelerle ilişkili olmasının gözleri bulaşık makinası deterjanlarına çevirdiğini söyleyerek uyarılarda bulundu.

“Deterjan kalıntıları, virüs ve bakterilerin vücuda girmesini önleyen epitel hücrelerinde hasar oluşturuyor”

Epitel bariyer hipotezi ile bilim dünyasında büyük çığır açan Türk Bilim İnsanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş ve arkadaşlarının İsviçre’de yaptıkları araştırmaya değinen Atay, bulaşık makinası deterjanlarında bulunan kimyasal maddelerin bağışıklık sistemimize olan etkilerinin incelendiğini söyledi. Parlatıcılarda bulunan alkol etoksilatların yeteri kadar durulanmadan bağırsaklara ulaşması durumunda, bağışıklık sisteminde önemli sorunlara yol açacağını gösterdiklerini ifade eden Atay,  “Deterjan ve parlatıcı kalıntılarının kuruduktan sonra tamamen çıkarılmaması halinde bulaşıkların yüzeyinde kalabileceği ve bunların insanlarda kolitis ülseroza gibi inflamatuvar bağırsak hastalıklarına, metabolik sendroma, obeziteye, alerjik hastalıklara ve hatta kanser gelişimine yol açabileceğini, en önemlisi ekosisteme zarar verebileceğini ortaya koydular.  Ayrıca deterjan veya parlatıcı kalıntılarının özellikle koruyucu bariyer görevi yapan, virüs ve bakterilerin vücuda girmesini önleyen epitel hücrelerinde hasar oluşturarak farklı sistem hastalıklarına neden olduğu da raporlandı” diye konuştu.

“Özellikle sindirim sistemini olumsuz etkiliyor”

Bulaşık deterjanlarının zararlı etkilerinin laboratuvar koşullarında değerlendirildiğini anlatan Özge Atay, çalışmanın sonucu olarak bariyer bütünlüğünü bozan suçlu bileşenin alkol etoksilatların olduğunu ve bu maddenin deterjanlar ve özellikle parlatıcılarda yaygın olarak kullanılan iyonik olmayan bir yüzey aktif madde olduğunu söyledi. Ancak sitrik asit ve sodyum kümensülfonat gibi diğer bileşenlerin epitel hücrelerinin bariyer bütünlüğünü etkilemediğini belirten Atay, alkol etoksilat için izin verilen oranın farklı olması durumunda bu maddenin birçok gen ve protein hasarına neden olduğu, özellikle sindirim sistemini etkilediğini söyledi.

“Kimyasallar, insan sağlığına uygun şekilde düzenlenmeli”

Parlatıcı ve deterjanların içeriğinde bulunan kimyasalların insan sağlığına uygun şekilde düzenlenmesi ve yetkili kurumlar tarafından denetlenmesinin önemli olduğunun altını çizen Atay, “Özellikle bireysel kullanımlarda, ek durulamalarla olası deterjan ve parlatıcı kalıntılarının minimuma indirilmesi, makinelerin kullanım kılavuzuna uygun kullanılması ve deterjan kalıntılarından arındırmak için makinelerin belirli aralıklarla temizlenmesi ve doğal ürünlerin tercih edilmesi faydalı olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında:

Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.