Bir zamanlar sadece bireysel bir zihinsel beceri olarak görülen dikkat, günümüzde ekonomik bir değere dönüşmüş durumda. Psikolog Ahmet Yılmaz’a göre, algoritmaların yönlendirdiği bu sistemde, kullanıcılar belirli kalıplara sokularak gelir elde ediliyor. Algoritmalar, izleyicileri değil, içerik üreticilerini de etkisi altına alıyor. Takipçi sayısını artırmak isteyen herkes, algoritmanın belirlediği kurallara uymak zorunda kalıyor.
Algoritmalar sadece neyi izleyeceğimize karar vermekle kalmıyor, aynı zamanda düşünme şeklimizi de etkiliyor. Dikkatimizi çalarken aynı zamanda zamanımızı da bize hissettirmeden alıyorlar. Bu durum, genellikle suçluluk duygusuyla birlikte ilerliyor. Dikkatini toparlayamayan bireyler, zamanlarını etkili bir şekilde kullanamıyorlar. Bu durum, depresyon, tükenmişlik ve kaygı bozuklukları gibi sorunlara yol açabiliyor.
Dikkat artık sadece sosyal medyada değil, günlük hayatta da paraya dönüştürülen bir değere dönüştü. Alışveriş merkezlerinden sosyal medya platformlarına kadar her yer, dikkatimizi çekmek için tasarlanmış durumda. Algoritmalar, sadece zihinsel sağlığımızı değil, aynı zamanda düşünme biçimimizi de etkiliyor. Uzun metinlere odaklanamamak, yüzeysel bilgiye yetinmek gibi durumlar giderek yaygınlaşıyor.
Algoritmaların yönlendirdiği dikkat ekonomisi, bireylerin ve toplumların zihinsel sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Düşünmeyen, üretmeyen nesillerin yetişmesine yol açarak, toplumları derin bir krize sürüklüyor. Bu sistem, aslında bir dijital soğuk savaş olarak nitelendirilebilir ve önlem alınmadığı takdirde ciddi sorunlara yol açabilir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]