Küresel piyasalarda, ABD’nin uzun vadeli tahvil faizlerindeki artış ve Orta Doğu’daki gerilimin yükselmesi, hafta başında risk iştahını olumsuz etkiledi. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,74 seviyesindeyken, 30 yıllık tahvil faizi hafta içinde %5,34’e ulaştıktan sonra %5,28’den haftayı tamamladı.
ABD Hazinesi, tahvil geri alım tutarını 2 milyar dolardan 4 milyar dolara çıkarma kararı aldı. Bu adım, uzun vadeli faizlerde geçici düşüşe ve doların değer kaybetmesine neden oldu.
Dolar endeksi haftayı %0,8 düşüşle 98,8 seviyesinde kapatırken, dolar cinsinden fiyatlanan emtia piyasaları bu durumdan olumlu etkilendi. ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin enflasyon endişeleri nedeniyle ek sıkılaştırma sinyalleri vermesi de piyasalarda takip edildi.
Çin’de açıklanan temmuz ayı sanayi üretimi ve perakende satışların beklentilerin altında kalması, baz metallere yönelik talep endişelerini canlı tuttu. Sabit varlık ve gayrimenkul yatırımlarındaki gerileme de bu endişeleri destekledi.
Hafta başında tahvil faizlerindeki artışın baskıladığı değerli metaller, ABD Hazinesi’nin geri alım kararı sonrası faizlerin ve doların gerilemesiyle güçlendi. Altın fiyatlarındaki artışta doların değer kaybı ve ABD’nin borçlanma görünümüne ilişkin kaygılar etkili oldu.
Analistler, altın fiyatlarındaki yükselişin ana nedenlerinden birinin doların gerilemesi olduğunu belirtti. Goldman Sachs analistleri, makroekonomik politikalara karşı korunma amaçlı altın alım talebinin arttığına dikkat çekti. Fed’in temmuz toplantısı tutanakları ve zayıflayan faiz artırımı beklentileri, spekülatif ilgiyi ve altın destekli borsa yatırım fonlarına olan talebi artırdı.
Gümüş de altındaki harekete paralel bir seyir izleyerek yatırım metali özelliğini korudu. Dolar ve uzun vadeli faizlerdeki düşüşün ardından altından daha güçlü bir yükseliş gösterdi.
Tamamlanan haftada değerli metallerden platin %7,5, gümüş %6,7, altın %5,2 ve paladyum %2,6 oranında değer kazandı.
Baz metaller piyasasında, zayıflayan doların fiyatları desteklemesine rağmen Çin kaynaklı talep endişeleri ve metal bazında değişen arz görünümü karışık bir seyir oluşturdu. Bakır fiyatları, Londra Metal Borsası (LME) depolarındaki stokların artması ve Çin’deki zayıf ekonomik veriler nedeniyle geriledi.
Alüminyum piyasasında ise Körfez bölgesindeki üretim kayıplarına ilişkin arz endişeleri ile Çin’in artan ihracatı fiyatlar üzerinde dengeleyici bir etki yarattı. Çin’in yarı mamul ihracatındaki artış, Batı piyasalarındaki arz açığının bir kısmını telafi etti.
Tamamlanan haftada çinko %1,8, nikel %1,6 ve kurşun %0,3 artış gösterirken, bakır %0,3 geriledi. Alüminyum fiyatları ise yatay seyretti.
Petrol fiyatları, İran ile diplomatik çözüm bulunamaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki düşük gemi trafiğinden etkilendi. Boğazdaki düşük gemi trafiği, arz endişelerini canlı tutarak enerji piyasalarında risk priminin yüksek seyretmesine neden oldu.
ABD’de etkili olan sıcak hava, elektrik üretiminde doğal gaz talebini artırdı. Doğal gaz stoklarındaki artış beş yıllık ortalamanın altında kalsa da toplam stokların ortalamanın üzerinde olması fiyatlardaki yükselişi sınırladı.
Tamamlanan haftada Brent petrolün varil fiyatı %5,9, doğal gaz fiyatı ise %4,5 arttı.
Tarım emtialarında, ABD’deki ürün koşulları, ihracat talebi, Karadeniz’deki sevkiyat riskleri ve El Nino hava olayının güçlenmesi fiyatları yukarı taşıdı. ABD Tarım Bakanlığı’nın mısır verim tahminini düşürmesi ve Çin’e yapılan soya fasulyesi satışları fiyatları etkiledi.
Güçlenen El Nino’nun Asya’da kuraklık riskini artırabileceği değerlendirmeleri, pirinç arzı konusundaki kaygıları güçlendirdi. Hindistan’ın şeker ithalatı ve El Nino’nun yağışları azaltabileceği tahminleri arz endişelerini artırdı. Kolombiya’da kahve üretiminin azalması ve Gana’da kakao mahsul tahmininin düşürülmesi de ilgili emtia fiyatlarını destekledi.
Tamamlanan haftada mısır %5,2, pirinç %5,1, soya fasulyesi %4 ve buğday %1,5 arttı. Şeker %6, pamuk %4,1 ve kahve %3,4 yükselirken, kakao %3,6 oranında değer kazandı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]