ABD ile İran arasındaki siyasi ve askeri tansiyon, son gelişmelerle birlikte önemli ölçüde arttı. Washington’ın İran’a yönelik olası saldırı tehditleri ve Tahran’ın buna karşılık bölgedeki ABD üslerine düzenlediği iddia edilen misilleme saldırıları, Orta Doğu’da endişeleri yükseltti. Bu durum, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın kontrolü üzerinden yeni bir çatışma potansiyeli doğurdu.
Ürdün ordusu, İran topraklarından ateşlendiği belirtilen 8 balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini duyurdu. Ürdün resmi haber ajansı PETRA’nın aktardığına göre, füzeler Ürdün hava sahasına girmeden imha edildi. Olayda herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmadığı, düşen şarapnel parçalarına ise Kraliyet İstihkam Birliği ekiplerinin müdahale ettiği bildirildi.
Ürdünlü askeri yetkili, bu müdahalenin ülkenin egemenliğini ve hava sahası güvenliğini korumak amacıyla yapıldığını belirtti. Vatandaşlara yalnızca resmi kaynaklara itibar etmeleri çağrısı yapıldı.
İran ordusundan yapılan açıklamada, ABD askerlerini barındıran Kuveyt ve Bahreyn’deki üslere kamikaze İHA’larla saldırı düzenlendiği iddia edildi. Açıklamada, Kuveyt’teki Ali es-Salem Üssü’ndeki radar ve yakıt depoları ile Bahreyn’deki Şeyh İsa Üssü’ndeki iletişim ve radar sistemlerinin hedef alındığı öne sürüldü.
İran ordusu, bu saldırıların ‘Yıldırım Operasyonu’nun onuncu aşaması kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti. Bahreyn’deki üssün İran ordusu ve Devrim Muhafızları’nın İHA ve füze saldırılarıyla ciddi hasar gördüğü iddiaları da gündeme geldi.
İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney’in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, Hürmüz Boğazı’nın İran’ın egemenliğinde olduğunu ve hiçbir gücün bu egemenliği alamayacağını ifade etti. Velayeti, boğazın İran’a ait olduğunu ve bunun 40 günlük bir savaşın sonucu olarak alındığını belirtti.
Bu açıklamalar, Hürmüz Boğazı’nın stratejik konumu ve İran’ın bölgedeki deniz trafiği üzerindeki potansiyel etkisi göz önüne alındığında, artan gerilimde kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]